Okul Öncesi Eğitimde sınıf düzenlemesi, eğitimin kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden biridir. İyi yapılmış bir sınıf düzenlemesi öğretmenin verdiği eğitimi destekleyip, çocukların kendilerini sınıfa ait hissetmesini ve sınıfta bağımsız hareket edebilmelerini sağladığı gibi yeterince düşünülerek yapılmamış bir sınıf düzenlemesi sınıfta kargaşa yaşanmasına, öğretmenin daha fazla yorulmasına ve çocukların da sürekli öğretmene bağımlı olmasına neden olacaktır.
Sınıf ortamındaki duvardan ışıklandırmaya, mobilyadan eğitsel malzemelere ve oyuncaklara kadar herşey sınıfta bulunan bireyleri (çocuklar ve öğretmenler) ve öğrenmeyi etkiler. Sınıfın aydınlık, uygun sıcaklıkta olması eğitim için elverişli bir ortam yaratır. Mobilyaların düzenlenmesi, sınıftaki alanın kullanımıyla ilgili bilgi verir ve öğretmenin sınıfta yaptığı gözlemi kolaylaştırır ya da zorlaştırır. İyi düzenlenmiş bir sınıf ortamı çocukların oyununun gelişmesini, bağımsızlıklarını, sosyalleşmelerini ve karşılaştıkları problemleri çözmelerini teşvik eder. Bu nedenlerle, sınıf düzenlemesi yaparken bazı temel noktaları gözönüne almak önemlidir.
Sınıf düzenlemesinde dikkat edilmesi gereken temel noktalar:
-
Sınıf döşenmesinde kullanılacak her türlü mobilya; (masa, sandalye, dolap, tuvalet vs.) çocukların boyutlarına uygun olarak hazırlanmalıdır. Sınıflarda bulunan mevsimler, sayılar vb. eğitsel panolar da çocukların kendi hizalarında görebilecekleri şekilde duvarlara asılmış olmalıdır. Çocukların yaptıkları resimler, ürettikleri ürünler yine çocukların sınıfta görebilecekleri şekilde alçakta; masalar üzerinde ya da duvarlarda sergilenmelidir. Çocukların kendi özel eşyalarını koyabilecekleri dolaplar olmalı, her çocuğun kendi dolabını bilmesi için, çocuğun kendine ait fotoğrafı ya da çocuğa ait herhangi bir simge dolaba yapıştırılmalıdır. Tüm bunlar, çocukların kendilerini o sınıfa ait bir birey, o sınıfın bir parçası gibi hissetmeleri açısından önemlidir.
 |
 |
-
Sınıflardaki dolaplar kapaksız, çocukların yetişebileceği seviyede ve bölmeli olmalıdır. Bu, çocukların malzemelere kendilerinin ulaşması açısından önemlidir. Malzemeler yüksek ya da kapalı dolaplarda olduğunda bu malzemelere ulaşabilmek ve malzemeleri yerlerine koyabilmek için çocuklar öğretmenlerine bağımlı olacaklardır. Bu, hem çocukların bireysel olarak hareket etmelerini engelleyecek, hem de öğretmene sınıfta daha çok iş düşmesine neden olacaktır. Çocuklar kullanacakları malzemeleri raflardan kendileri alabildiklerinde oyunları için gerekenin ne olduğuna karar verme, pek çok malzeme arasından istediklerini ve ihtiyaçları kadarını seçme gibi zihinsel süreçlerde etkin olacaklardır. Ayrıca malzemelerin ait oldukları yeri öğrenebilecekleri için işleri bittiğinde oyuncakları yine kendileri kaldırabileceklerdir ve böylece o sınıfın kendi sınıfları olduğunu hissedeceklerdir.
 |
 |
-
Oyun alanı çocuklar için davetkar ve güvenli olmalıdır. Sınıfta tehlike oluşturabilecek herşey kontrol altına alınmış olmalı. Örn: prizler kapatılmış, radyatörler ve sınıfta sivri uçlu mobilyalar için önlem alınmış olmalıdır. Malzemeler; yumuşak, güvenli (köşeleri yuvarlatılmış, sağlık açısından zararsız/doğal maddelerden yapılmış), çocukların farklı deneyimler yaşamaları için hoş renk ve dokularda olmalıdır.
Yerin kaplanacağı malzemenin de çocukların düştüklerinde zarar görmeyecekleri, kolayca temizlenebilecek ve oyun alanına/ köşesine uygun olması önemlidir.
 |
 |
-
Okul öncesi eğitimde eğitsel köşeler büyük öneme sahiptir. Oyun alanı, ayrı ayrı oyun türlerini özendirmesi açısından belirli ilgi köşelerine bölünmelidir. Böylece çocukların farklı deneyimler yaşamalarına, daha küçük gruplarda birbirleriyle doğal ilişkiler kurmalarına, karşılaştıkları problemleri çözmelerine, kararlar ve sorumluluklar almalarına, kendilerini ifade etmelerine ve birbirlerinden öğrenmelerine fırsat tanınmış olunur.
Sınıflarda bulunması gereken temel köşeler; blok köşesi, sanat köşesi, evcilik köşesi, masa oyuncakları köşesi (ya da sessiz köşe), kitap köşesi ve bunlara ek olarak bulunabilecek köşeler; inşaat faaliyetleri köşesi, müzik köşesi, bilgisayar köşesi, su ve kum oyunları köşesi, fen ve doğa köşesi vs.’ dir. Bu köşeler:
a) Sınıftaki mekan ve malzeme durumu uygun olduğu taktirde temel köşelere ek olarak sınıfta ayrıca bulunabilecek,
b) Sınıfta ayrı bir köşe yoksa ama malzeme varsa ayrı bir köşe oluşturmaksızın temel köşelerin içerisinde yer alabilecek
ya da
c) Sınıfta belirli dönemlerde taşınabilir olarak yeralabilecek köşelerdir.
Eğer sınıf mekan ve malzeme olarak tüm bu köşeleri oluşturmaya uygun değilse bile asgari olarak temel köşelerin bulunması eğitim açısından önemlidir.
-
Eğitsel köşeler oluşturulurken mekan düşünülerek bir planlama yapmak gerekmektedir. Örneğin, blok köşesi için ayrılan mekanın çocukların malzemeleri daha rahat kullanabilmeleri açısından biraz daha geniş olması iyi olur. Blok köşesinde yerde halı olduğunda o köşedeki gürültü azalacaktır. Öte taraftan kitap köşesinde minderlerin bulunacağı daha küçük, yakın ve sıcak bir ortam yaratılmalıdır. Sınıfta bulunan musluğun, sanat köşesine yakın olması o köşede çalışma yapan çocukların temizliğinin kolay olmasını sağlayacaktır. Sanat köşesinde yerde halı bulunmasındansa, yerin kolayca silinebilecek bir döşeme malzemesi ile kaplanması daha uygundur.
 |
 |
|
|
Blok Köşesi |
 |
 |
|
Sessiz Köşesi |
Kitap Köşesi |
|
|
|
Sanat Köşesi |
-
Sınıflardaki eğitsel köşeler, daha sessiz oyunların oynandığı köşeler birarada, daha gürültülü oyunların oynandığı köşeler birarada olacak şekilde düzenlenmelidir. Böylece kitap köşesinde sessizce kitap okumak isteyen bir çocuk, blok köşesinde oynayan çocuklardan etkilenmemiş olacaktır. Blok köşesi ve evcilik köşesi, her ikisi de aktif ve daha sesli oyunların oynandığı köşeler oldukları için birbirlerine yakın olmaları yerinde olur. Böylece çocuklar bu iki köşedeki oyunları da birbirleriyle ilişkilendirebileceklerdir. (Evcilik köşesinde oyun oynayan çocukların blok köşesinde oynayan arkadaşlarından arabalarla ev taşımalarını istemeleri ya da bebeklerine bloklarla ev yapmaları gibi) Aynı şekilde, sanat köşesi, masa oyuncakları köşesi gibi köşeler çocukların dikkatlerini yoğunlaştırarak çalıştıkları daha sessiz köşeler oldukları için gürültülü köşelerden daha uzak ve birbirlerine daha yakın olmalarının faydası vardır.
-
Köşelerin sınırları belli olacak şekilde birbirlerinden ayrı olması da yine farklı köşelerde oynayan çocukların birbirlerini rahatsız etmemeleri açısından önemlidir. Köşeler birbirlerinden bir sınırla ayrıldığında oyun alanları otomatik olarak belirlenmiş, köşelerde oynayan çocuk sayısı sınırlandırılmış, sınıfta çok fazla açık alan olmayacağından dolayı koşuşturmalar engellenmiş böylece köşeler arasında güvenli geçiş sağlanmış olur.
-
Sınıflardaki malzemeler çocukların yaratıcılıklarını destekleyecek nitelikte ve farklı eğitsel amaçlar için kullanılabilecek çeşitlilikte olmalıdır. Oyuncakların seçiminde de sadece tek bir şekilde kullanılabilecekler yerine pekçok amaç için kullanılabilecekler tercih edilmelidir. (Örn: Hem sıralama hem de farklı sınıflandırma imkanları sağlayan farklı renkte/şekillerde vs. tahtalar) Çocuklar sınıfta aynı malzemeleri farklı şekillerde kullanabilirler. Bir oyun esnasında bir çocuk için tahta bloklar köprü yapmak için kullanılabilecekken, diğeri blokları renklerine göre ayırmayı, bir diğeri ise büyüklüklerine göre üstüste sıralamayı seçebilir.
-
Köşelerdeki malzemeler o köşeye uygun olmalı, farklı köşelere ait malzemeler birarada bulunmamalıdır. Her köşede çocuklar için aynı anda farklı ürünler ortaya çıkarabilecekleri çeşitlilikte malzemeler bulunmalıdır. Örn: Sanat köşesinde bir çocuğun oyun hamurları ile oynarken bir diğerinin kolaj çalışması yapması, bir diğerinin ise farklı boyaları keşfetmesi vb.
-
Bu eğitsel köşelerdeki malzemeler çeşitlerine göre sınıflandırılmış olarak raflara yerleştirilmiş olmalıdır (Pastel boyalar ayrı bir kapta, kuruboyalar ayrı bir kapta gibi). Her çeşit oyuncağın konulduğu yer çocuklar tarafından biliniyor olmalıdır. Yani, malzemelerin saklanış şekli bul-kullan-yerine yerleştir döngüsünü destekler nitelikte olmalıdır. Bu amaçla;
-
Çocuklar malzemelerin/oyuncakların konulduğu kap ya da sepetleri kolaylıkla tutabilmeli ve içlerinde ne olduğunu görebilmelidir.
Çocukların kullanacakları malzeme ve oyuncakları kolaylıkla yerlerinden alabilmeleri ve yerlerine kaldırabilmeleri için oyuncak ve malzemelerin yerlerini bilmeleri çok önemlidir. Çocuklar, yerlerini bilip kendileri kaldırabildiklerinde sınıftaki malzeme ve oyuncaklar da birbirlerine karışmayacaklardır. Ayrıca çocuklar mekanı bu şekilde kontrol edebildiklerinde ve düzenleyebildiklerinde kendilerini sınıflarına ait hissedeceklerdir. Yerini belirtmek amacıyla sınıfta oyuncak ve malzemeleri simgeleyecek etiketler kullanılabilir. Böyle bir yöntem kullanıldığında, oyuncakların etiketleri çocukların anlayabileceği düzeye olmalıdır. Etiketler şu şekilde hazırlanabilirler.
-
 Öğretmenler, hergün çocuklar gelmeden önce sınıf düzenini ve oyuncakları kontrol etmeli, kırılmış, çocuklar için tehlike oluşturabilecek malzemeleri kaldırmalıdır.
-
Sınıfta kalabalığa neden olacak kadar çok malzeme ve oyuncak olması çocuklar arasında sorun yaratabilir. Öğretmenler tüm sınıf malzemelerini bir anda sınıfa yerleştirmek yerine, yıl içerisinde işlenen konulara ve çocukların ilgisine göre zaman zaman bazı malzemeleri kaldırıp sınıfa yeni malzemeler eklemelidir. Malzemelerdeki bu dönüşüm çocukların hep aynı malzemeleri kullanmaktan sıkılmalarına engel olacak, ilgilerini hep canlı tutacaktır.
Sonuç olarak: Sınıf ortamı daima dinamik olmalı, öğretmen sürekli gözlemler yaparak, sınıf düzenlemesinin ne kadar etkili olduğunu değerlendirip, gerekiyorsa değişiklikler yapmalıdır. Kaynaklar: 1 Hohmann, M. & Weikart, D. P. (2000). Küçük çocukların eğitimi (S: S. Kohen & Ü. Öğüt, çev.). İstanbul: Hisar Eğitim Vakfı Yayınları. (Ojinal çalışma 1995 yılında basılmıştır). Coughlin, P. A., Hansen, K. A., Heller, D., Kaufmann, R. K., Stolberg, J. R., Walsh, K. B. (1997). Creating Child-Centered Classrooms, Washington, DC: Children’ s Resources International, Inc. |